|

ANA SAYFA HABER - YORUM - EĞİTİM -
SAĞLIK - EKONOMİ - SANAT - EDEBİYAT - KİTAP - KÜLTÜR - SPOR...

Ticari işlerde Sterlin, Euro, Dolar kullanmayalım
Yabancı para kullanmak,
uygar olmanın, gelişmenin, zenginleşmenin, çağdaşlaşmanın göstergesi
değil, tam tersine yoksullaşmaya doğru ilerlemenin tetikleyicidir.
Herkes yabancı paraları kullanırsa dövize olan talep artar ve o
parayı basan ülke zenginleşir.
Yabancı para taşımak yabancıya “faizsiz” olarak borç vermeye benzer.
15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar tüm dünyayı alabildiğine sömüren
İngiliz’in parasının KKTC’de bu kadar rağbet görmesi doğru bir
yaklaşım değildir.
20. yüzyılda (özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra) dünyanın
ağalığını eline geçiren ABD sürekli olarak karşılıksız Dolar
basarak, finansal tuzaklar kullanarak yoksul ülkelerin ayağa
kalkmasını bilinçli bir biçimde engellemektedir. Örneğin 2008’de
ABD’de ortaya çıkan mortgage (tutulu satış) krizinde Arap
ülkelerinin 2 trilyon dolar kadar parası “battı” denilerek iç
edilmiştir.
Günümüzde dünyanın en gelişmiş ilk 10 ülkesi mallarını satabilmek,
pazarlarını koruyabilmek için diğer 180-200 ülkeyi sürekli olarak
yanıltma yolunu yeğlemektedirler. Bu işlemler kültür, edebiyat,
sinema, TV, bilgisayar oyunları, uyuşturucu, futbol, ajan dernekler,
kukla vakıflar, sosyal görünümlü fonlar vb. aracılığıyla
yürütülmektedir. Toplum olarak bilinçlenmezsek soyulmaya,
aldatılmaya, zehirlenmeye maruz kalmaktan kurtulamayız.
KKTC’ye yabancı sermayenin, yeni yatırımcıların, turistin yeterince
gelmemesinin nedeni otel, konut ve iş yeri kiralarının anormal
düzeyde yüksek olmasıdır.
Almanya’nın Bochum şehrinde villa tipi müstakil bir konutun aylık
kirası 250-300 Euro, Fransa’nın baş şehri Paris’in banliyölerinde
ise bir apartman dairesinin kirası 200-300 Euro’dur. 15 milyon
insanın yaşadığı devasa şehir İstanbul’un güzide semtleri olan
Üsküdar ve Kadıköy’deise kiralar 350-800 TL düzeylerinde
seyretmektedir. Bu değerler uydurma değildir. O bölgelerde yaşayan
tanıdıklarımdan aldığım değerledir.
KKTC’nin Lefkoşa, Girne ve Gazi Mağusa şehirlerinde ise iki depozit,
1-6 aylık peşin kira istenmesinin yanında 300-400 Sterlin’in altında
düzgün ev bulunamaz olmuştur. Asgari ücretin 500-525 sterlin
düzeyinde olduğu göz önüne alındığında Ada’ya hiçbir yatırımcının
gelmeyeceği açıktır. Kiranın yanında pahalı elektrik, su, tüp,
telefon, apartman aidatı da söz konusu olduğundan sağlıklı kalarak
geçinme imkanı ortadan kalkmaktadır.
KKTC hükümetinin acilen bir yasa çıkarıp TL dışında kiralama
işlemlerini durdurmasına gerek vardır. İnsanlar maaşlarını TL
cinsinden alırken her ay artan değerde astronomik yüksek kira ödemek
zorunda bırakılmamalıdır.
350 Sterline kiralanan bir eve ödenen para aslında onun satın
alınması durumunda bankaya ödenecek taksit kadardır.
Ali Özdemir
|